İOSB Jeolojik Durumu

İKİTELLİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ’NİN GENEL JEOLOJİK - JEOTEKNİK ZEMİN RAPORU
JEOLOJİK DURUM

İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesine bağlı İkitelli Organize Sanayi Bölgesi sınırları içinde bulunan ve yaklaşık olarak 700 hektarlık alanın, 17 Ağustos 1999 depremi sonrası Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yayınlanan 15 Ekim 1999 tarih ve 10 sayılı genelge doğrultusunda imar planlarının revizyonuna esas olacak jeolojik ve jeoteknik etütleri yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda inceleme alanında sondajlar yapılmış, sondajlar esnasında alınmış numuneler üzerinde çok sayıda laboratuar deneyi yapılarak kapsamlı bir jeoteknik çalışma programı yürütülmüş ve elde edilen parametreler rapor metni içerisinde başlıklar halinde verilmiştir.

İnceleme alanında; en altta Alt Karboniferde çökelmiş olan Killi-Mikalı silttaşı-kiltaşı (Çamurtaş-şeyl) ile Feldspatlı-Mikalı kumtaşı (Grovak) olmak üzere iki ayrı düzeyden oluşan Trakya Formasyonu vardır. Bu litolojik birimin üzerinde Soğucak Formasyonu adıyla anılan ve resifal ortamın çeşitli fasiyeslerinde gelişmiş kireçtaşı, kalkarenit, marn ve marnlı kireçtaşlarından oluşan ve Eosen yaşlı birim, bu birimin üstünde ise killi siltli kumlardan oluşan Çukurçeşme Formasyonu yer alır. İnceleme alanında ayrıca değişik bölgelerde güncel dolgu malzemeleri izlenmektedir.

Litolojik birimlerin Mühendislik Jeolojisi ve jeoteknik özellikleri arazi ve temel sondaj çalışmaları sırasında alınmış, numunelerde yapılan test sonuçlarına göre değerlendirilerek veri tabanı elde edilmiştir. Bu veriler doğrultusunda, yerleşime uygun alanlar ve jeoteknik etüt şartlı alanlar ve 1/1,000 ve 1/5,000 ölçekli paftalarda haritalandırılmıştır.

İnceleme alanında yapılan sondaj çalışmalarında yeraltı suyu seviyeleri ölçülmüş ve yeraltı suyu seviyesinin ise 4.50 m - 9.00 m’ler arasında değişim gösterdiği tespit edilmiştir.

İnceleme alanının eğimi, % 2 ile % 42 arasında değişmektedir.

İnceleme alanında doğal afetler yönünden, aktif ve potansiyel halde kitle hareketi, heyelan, su baskını gibi riskler incelenmiştir. Özellikle Trakya Formasyonu içerisinde eğimin yüksek olduğu bölgelerde yapılacak olan jeoteknik rapor hazırlanması sırasında raporda şev-stabilite analizlerinin yapılması, gereken mühendislik yapılarının (istinat yapısı, ankrajlı perde, kazıklı perde vs.) ve önlemlerinin belirtilmesi uygun olacaktır.

İnceleme alanında yer alan ve bu rapordan önce inşa edilmiş mevcut yapılarda, yapılacak olan zemin etüt raporlarının sonuçlarına göre, mevcut yapılar depreme dayanıklı yapı teknikleri ile desteklenmeli, gerektiği taktirde zemin ve temel iyileştirme gibi mühendislik tedbirleri alınarak maksimum düzeyde yapı ve can güvenliği sağlanmalıdır.

Yerleşime uygunluk haritalarında “YU” simgesi ile gösterilen alanlar, Soğucak Formasyon ve Trakya Formasyonu içerisinde eğimin % 15’den düşük olduğu ve bina temellerinin nispeten sağlam kaya zeminine oturacağı kesimleri gösterir. Bu alanın bir kısmında bulunan Soğucak Formasyonuna oluşturan kireçtaşlarında suyla temas halinde erime olayı görülmektedir. Bu nedenle mevcut jeolojik birimi ve yapı temellerini kapillarite etkilerinden korumak amacı ile kalıcı bir çevre drenajı yapılması gerekli görülmektedir. Gene aynı bölgede görülen Trakya Formasyonunun özellikle üst seviyelerde ayrışmış grovağa bağlı olarak siltli kil ve killi siltli malzemelere azda olsa rastlanabilir. Bu kesimler yapılaşma esnasında hafriyatla kaldırılmalı ve yapı temelleri altta yer alan sağlam zeminde oturtulmalıdır.

Bu alanlarda genel olarak taşıma gücü:
Soğucak Formasyonu için Taşıma Gücü : 38.10 t/m2 alınabilir.
Trakya Formasyonu için Taşıma Gücü ise: 42,50 t/m2 olarak alınabilir. Zemin Grubu : B Yerel Zemin Sınıfı :
Yerleşime uygunluk haritalarında “ÖA1” simgesi ile gösterilen alanlar Çukurçeşme Formasyonu’nun içinde bulunduğu eğimin % 10’dan küçük olduğu alanları içine alır. Bu bölge genel olarak bina temellerinin killi siltli kum ve/veya çakıllı kumlara oturacağı kesimleri gösterir. Bu alanlarda taşıma gücü bakımından pek sorun olmamakla birlikte birimin iyi bir akifer özelliği göstermesi nedeniyle özellikle yeraltı suyu seviyesinin yüksek olduğu yerlerde çevre ve temel drenajı yapılmalı, bina temelleri farklı birimler üzerine oturtulmamalı, böyle bir durumla karşılaşınca temel ve zemin iyileştirme çalışmaları yapılmalı, bunlara ek olarak bodrumlu yapılar planlanmalıdır. Yapılacak olan zemin etütleri sondaj ve sismik çalışmalarını kapsamalı hesaplanacak olan taşıma gücü hesabında oturma analizleri yapılmalıdır.

Bu alandaki mevcut binalarda depreme dayanıklı yapı teknikleri ile destekleme, zemin-temel iyileştirmeleri gibi üst düzeyde mühendislik tedbirleri alınarak maksimum seviyede yapı ve can güvenliği sağlanmalı ve risk minimuma indirilmelidir. Bölge sakinleri alanın hassasiyet konusunda bilgilendirilmeli ve yapıların güvenliğini arttırıcı önlemler mümkün olabildiğince alınmalıdır.
Taşıma Gücü : 36.49 T/m2 olarak alınabilir. Bu alanlarda: Zemin Grupları: B-C,

Yerleşime uygunluk haritalarında “ÖA2” simgesi ile gösterilen alanlar Trakya Formasyonu ve Soğucak Formasyonu içinde topoğrafik eğimin % 15-25 arasında olduğu ve genel olarak siltli kil ve killi siltli malzemelerin bulunduğu alanları içine alır. Bu alanlardaki killer üzerine yapılacak binalarda meydana gelebilecek oturmaların ve farklı oturmaların limit değerleri aşabileceği mutlaka dikkate alınmalı, bodrumlu yapılar planlanmalı ve kontrolsüz kazılara izin verilmemelidir. Yer altı suyu seviyesinin yüksek olduğu yerlerde çevre ve temel drenajı yapılmalı. Yapılacak olan zemin etütleri sondaj ve sismik çalışmalarını kapsamalı, hesaplanacak olan taşıma gücü hesabında oturma analizleri yapılmalıdır. Bu alandaki mevcut binalarda depreme dayanıklı yapı teknikleri ile destekleme, zemin - temel iyileştirmeleri gibi üst düzeyde mühendislik tedbirleri alınarak maksimum seviyede yapı ve can güvenliği sağlanmalı ve risk minimuma indirilmelidir. Bölge sakinleri alanın hassasiyeti konusunda bilgilendirilmeli ve yapıların güvenliğini arttırıcı önlemler mümkün olabildiğince alınmalıdır.

Taşıma Gücü : 36,49 t/m2 olarak alınabilir. Bu alanlarda: Zemin grupları : B-C,
Yerleşime uygunluk haritalarında “JE1” simgesi ile gösterilen alanlar, Kontrollü ve Kontrolsüz dolgu alanlarını içine alır.
Kontrollü ve Kontrolsüz dolgu alanlarında dolgu kalınlıklarının tespiti için ayrıntılı sondajlı jeolojik – jeoteknik çalışmalar yapılmalıdır. Dolgu kalınlığının 0-3,0 m arasında olduğu alanlarda mevcut dolgu kaldırılarak, bina bodrumlu projelendirilerek altta yer alan jeolojik birimin üzerine oturtulmalıdır. Kalınlığın 3,0 m den fazla olması durumunda ise bodrumlu olarak projelendirilmeli veya zemin ıslahı (kazık, jetgrout, enjeksiyon ve benzeri) yapılarak yapılaşmaya izin verilmeli ve kontrolsüz kazara izin verilmemelidir. İnşaat şevi uzun süre açıkta bekletilmemeli, atmosferik koşullara maruz bırakılmamalıdır. Gene bu alanlarda çevre ve temel drenajı yapılmalıdır.

Bu alandaki mevcut binalarda depreme dayanıklı yapı teknikleri ile destekleme, zemin-temel iyileştirilmeleri gibi üst düzeyde mühendislik tedbirler alınarak maksimum seviyede yapı ve can güvenliği sağlanmalı ve risk minimuma indirilmelidir. Bölge sakinleri alanın hassasiyeti konusunda bilgilendirilmeli ve yapılan güvenliğini arttırıcı önlemler mümkün olabildiğince alınmalıdır.
Taşıma Gücü : Bu alandaki yapıların temelleri dolgu malzemesinin altındaki taşıyıcı zemine oturtulacağından, taşıyıcı zeminde Soğucak Formasyonu olarak tanımlandığından taşıma gücü : 38,10 t/m2 değeri alınabilir. Zemin Grubu : B,

Not: Bu veriler yalnızca bu rapora esas olarak hesaplanmış değerlerdir, Parsel bazında kullanılamazlar.
Bu bölgedeki yapılaşmaya ilişkin parsel bazında yapılacak olan ayrıntılı jeolojik ve jeoteknik etüt raporları Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na bağlı Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü onayından geçirilmesi, bu onay alınmadıkça yapılaşmaya izin verilmemelidir.
Yerleşime uygunluk haritalarında “JE2” simgesi ile gösterilen alanlar, Trakya ve Soğucak Formasyonunda eğimin % 25’i geçtiği alanları içine alır.

Bu alanlarda stabiliteyi korumak açısından yapılacak olan zemin etütlerinde şev stabilitesi analizleri mutlaka yapılmalı ortaya çıkan verilere göre, istinat duvarı, zemin ıslahı, çevre drenajı vb. önlemler rapor kapsamında mutlaka belirtilmelidir. Bu alanlarda kontrolsüz kazılardan kaçınılmalı bunlara ek olarak bodrumlu yapılar planlanmalı ve bina temelleri taşıyıcı zemine oturtulmalıdır. Bu alandaki mevcut binalarda depreme dayanıklı yapı teknikleri ile destekleme, zemin – temel iyileştirilmeli gibi üst düzeyde mühendislik tedbirleri alınarak maksimum seviyede yapı ve can güvenliği sağlanmalı ve risk minimuma indirilmelidir. Bölge sakinleri alanın hassasiyeti konusunda bilgilendirilmeli ve yapıların güvenliğini arttırıcı önlemler mümkün olabildiğince alınmalıdır.

Bu bölgedeki yapılaşmaya ilişkin yapılacak olan parsel bazındaki ayrıntılı jeolojik – jeoteknik zemin etüd raporları Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na bağlı Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü onayından geçirilmeli, bu onay alınmadıkça yapılaşmaya izin verilmemelidir.

İnceleme alanında genel olarak Kohezyonlu Zeminlerde taşıma gücü gd=36,49 t/m2, L-Kaya Ortamda ise Soğucak Formasyonu için : 38,10 t/m2 alınabilir. Trakya Formasyonu için : 42,50 t/m2 alınabilir. 

Duyurular

Programlı Elektrik Kesintileri

devamı -->>


ASANSÖRLERİN YILLIK KONTROLÜ
HAKKINDA DUYURU

Başvuru Formu

Devamı...>>>


Yüksek gerilimden enerji alan abonelerimizin, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nca 30.11.2000 tarih ve 24246 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘‘Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’’nin 60. maddesi gereği; Yüksek Gerilim İşletme Sorumlusu Belgesine sahip İşletme- Bakım sorumlusu bir Elektrik Mühendisi bulundurması gerekmektedir, duyurulur.


Elektrik Mühendisleri Odası, elektrik tasarruf cihazı adı altında halkın kandırılmasına karşı ilgili otoriteleri harekete çağırdı. EMO; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Reklam Kurulu ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu`na gönderdiği yazıda İnternet`ten televizyonlara varıncaya kadar pek çok ortamda satışa sunulan elektrik tasarruf cihazlarının gerçekte bir tasarruf sağlamadığını teknik olarak ortaya koyarak, bu şekilde halkın kandırılmasına engel olunmasını istedi. Konuya ilişkin EMO Basın Bülteni`nin tam metnine aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

Devamı...>>>


6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Memur ve işçi statü ayrımı olmaksızın önleyici, iyileştirici ve geliştirici maddeleriyle tüm çalışanları kanun şemsiyesi altına alıyor.
İş sağlığı ve güvenliği kanunu kimleri kapsamaktadır?
Kamu ve özel sektörde çalışan herkes, çırak ve stajyerler dahil kanundan yararlanabilmektedir. Kişinin bulunduğu işyerindeki çalışan sayısı ve işyeri türü kanundan yararlanmasına engel olmayacaktır. Her çalışan, iş Sağlığı ve güvenliği ile ilgili uygulamalardan faydalanacak ve bütün işyerlerinde sağlıklı ve güvenli çalışma ortamları oluşturulacaktır.
Ayrıntılı bilgi ve tanıtım için aşağıdaki linkten yaralanabilirsiniz.

Devamı...>>>