SANAYİCİLERİMİZİN İHTİYAÇ DUYDUĞU MODERN ALANLAR ÜRETİYORUZ

İstanbul’da konut sayısı her geçen yıl katlanarak artıyor. Bir yanda kentsel dönüşüm çalışmaları bir yanda özel sektörün üstlendiği markalı projeler ve diğer yanda da Başbakanlık Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) sosyal amaçlı ürettiği konut yatırımları devam ediyor. 1984 yılında kurulan ancak 2002 yılından itibaren çalışmaları yoğunluk kazanan T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, vatandaşlarımızın en temel gereksinimi olan barınma ihtiyacını karşılamakla kalmıyor,  sosyal projeler kapsamında faydalanılabilecek tesisleri de hayatımıza kazandırıyor.

Toplu Konut İdaresi sadece konutları değil, sanayi sitelerini de dönüştürmek için çaba sarf ediyor. Bu nedenle İkitelli için özel bir düşünceleri var mı ya da İkitelli II’nin kurulması talebine nasıl bakmaktadırlar? İkitelli sanayicisinin konut beklentisine ilişkin değerlendirmeleri nedir? Bugüne kadar kaç kişiyi ev sahibi yaptılar? Tüm bu soruların cevaplarını ve Toplu Konut İdaresi’nin dünden bugüne kadar gösterdiği gelişimi,  hedefteki projelerini Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı M. Ergün Turan ile konuştuk.                       

Sayın Turan, öncelikle okuyucularımıza sizi tanıtmak isteriz. Deneyimleriniz ve TOKİ Başkanlığınız öncesindeki görevlerinizden bahsedebilir misiniz?

M. Ergün TURAN: 1967 yılında İstanbul’da doğdum. İlk, orta ve lise tahsilimi İstanbul’da tamamlayarak İstanbul Teknik Üniversitesi’nde eğitim ve öğretim hayatıma devam ettim. İnşaat Mühendisliği Fakültesi’nden 1990 yılında mezun oldum.  1999-2014 dönemlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclis Üyeliği yaptım. 1999-2005 yılları arasında Güngören Belediyesi Teknik Başkan Yardımcılığı, İBB Meclisi İmar Komisyonu Üyeliği ve Başkanlığı, 2009-2014 yılları arasında da İBB Meclisi Grup Başkan Vekilliği görevlerinde bulundum.18 Nisan 2014 tarihinde de T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı görevine atandım. Evli ve dört çocuk babasıyım. 

TOKİ’nin geçmişi ve kurulma amacı ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

TURAN: Toplu Konut İdaresi (TOKİ) konuta erişmekte zorlanan dar gelirli vatandaşları konut sahibi yapmak için kurulan bir kurumdur. 8. Cumhurbaşkanımız rahmetli Turgut Özal’ın talimatları ile kurulan idaremizin yegâne amacı konuta erişmekte zorlanan dar gelirli vatandaşlarımızı konut sahibi yapmaktır.  Türkiye’de konut sorununu çözmek, dar gelirli vatandaşları konut sahibi yapmak için kurulan idaremiz 2003 yılına kadar 18 yılda ancak 43 bin 145 konut üretebilmiştir. İdaremiz için dönüm noktası 2002 yılıdır. Ekonomik istikrar ve güçlü iktidar ile TOKİ’nin yükselişi bu tarihten itibaren başlamıştır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde TOKİ, önemli değişim ve gelişim yaşamıştır.  Türkiye’deki konut sorununu çözmek için kurulan bir idare olan TOKİ, bu yıllar aralığında, kentsel dönüşüm, sosyal donatılar, eğitim kurumları, stadyumlar, hastaneler inşa ederek her alanda Türkiye’nin gelişmesine katkı sağlamıştır. 2000 yılından başlayan planlı konut üretimi süreciyle, istikrarın getirmiş olduğu olumlu gelişmeler ile bugüne gelindiğinde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) olarak 757 bin konut ve 8 bin 712 sosyal donatı üretim rakamlarına ulaştık.

2015 yılının sonunda idaremizin kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerini belirleyerek, 2016 yılı içinde 60 bin konutun yapımını hedeflediğimizi beyan etmiştik. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası 2016 hedefimizi yukarı yönde revize ederek 60 bin rakamını 64 bine çıkardık. Bu yüksek hedefi yakalayarak bugün 2016 yılında 64 bin 822 sosyal konut üretim rakamı ile milletimize kaliteli ve güvenli konutlar inşa etmenin, güzel şehirlerde yaşama idealine hizmet etmenin memnuniyeti içindeyiz.

Yaşadığımız hain darbe girişimi ve coğrafyamızda oluşan havaya rağmen 2016 yılı, geçmişi başarılarla dolu Toplu Konut İdaresi’nin, son 13 yılının en yüksek konut üretimini yaptığı yıldır. 

 Başkan olduğunuz dönemi ve yaptığınız çalışmaları anlatır mısınız?

TURAN: 2014 yılının ilk yarısında yeni üretim disiplinleriyle, yeni üretim modellerini hayata geçirmeye başladık; toplumsal beklenti ve duyarlılıklara saygılı şehirler inşa etme kararlılığımızı vurguladık. Bu doğrultuda yatay mimari, yöresel mimari, semt kültürünü barındıran mahalle konsepti ve kalite unsurlarını temel hareket noktalarımız olarak belirledik; tüm yeni projelerimizi bu temel bakış doğrultusunda şekillendirdik. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında süren yeni TOKİ üretimleri, şehirlerimize “örnek” nitelikleriyle, yerel unsurları barındıran güçlü ve nitelikli yapılardır. Üretim segmentinde önceliğimiz, dar ve orta gelir grubu vatandaşlarımıza dönük, kalitesi ve nitelikleri artırılmış konut üretimidir.  Zira kalite unsurunu, TOKİ olarak 2023 vizyonuna ulaşabilmemizin temel koşulu olarak görüyoruz. Artık üreticilerimiz de TOKİ’nin kalitede yeni bir safhada olduğunu çok iyi biliyor, bu temel parametre ışığında bizimle işbirliğine girebiliyorlar. Bunun sonucu olarak, ileri teknolojinin kullanıldığı, güvenli, estetik arayışına yanıt veren yapılarımızı, TOKİ tecrübesiyle inşa ediyoruz. Eş zamanlı olarak, dünden bugüne gelen mimari geleneğimizin unsurlarını da sosyal konut üretimlerimize taşıyoruz. TOKİ Yerel Mimari Uygulama adını verdiğimiz proje grubu içinde, şehirlerin kültür ve gelenekleri ile şekillenmiş kendilerine has kimliklerini, “her kente ayrı tasarım” prensibiyle üretimlere yansıtıyoruz. Nevşehir Ürgüp, Bursa İznik ve İzmir Çeşme  gibi projelerimiz yerel mimari uygulamalarımızın ilk örnekleridir. Yeni prensipler ışığında TOKİ olarak konut üretimine sadece bir bina inşası olarak bakmıyoruz. Barınma ihtiyacının giderilmesi kadar sosyo-kültürel işlevlerini de önemsiyoruz. Bu nedenle, milletimizin en temel özelliği ve arayışı olan dayanışma, komşuluk kültürüne imkan tanıyan semt dokusunun hayat bulduğu “mahalle konsepti” ile de üretimleri hayata geçiriyoruz. 

 Toplu Konut İdaresi olarak öncelikli hedefinizin; dar gelirli, konut sahibi olamayan vatandaşlarımızı kira ödeyerek konut sahibi yapmak olduğunu biliyoruz. Bu amaca uygun olarak yeni planlamalarınız nelerdir? Bölgeler, iller ve ilçeler bazında nasıl bir çalışma yürütmeyi planlıyorsunuz?

TURAN: TOKİ olarak insanımızın en temel gereksinimi olan barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla ülkemizin dört bir yanında yeni yerleşim alanları kuruyor ve onlarca konut projesini hayata geçiriyoruz. Üretim felsefemizin temelini dar ve orta gelirli vatandaşlarımıza dönük konut projelerimiz oluşturuyor. Amacımız; hiç konut sahibi olmamış vatandaşlarımızı konut sahibi yapmak.

TOKİ, konut ihtiyacının karşılanmasında devletimizin neredeyse tek girişimci ve üretici kuruluşudur. Bu kimliğimizle, milletimizin beklentilerini hayata geçirebilmek için önemli bir görevi yürütüyoruz. Piyasa koşullarında ev sahibi olması güç olan dar ve orta gelirli vatandaşlarımız için yıllardır “bir dost eli” yaklaşımıyla hizmetlerimizi sürdürüyoruz.

Milletimize “iyilik üreten” bir kurum olarak 2017’de de vatandaşlarımızın beklentilerine cevap vereceğiz. İdare olarak 2017 yılında 65 bin sosyal konut inşa edeceğiz. Bunun için Türkiye’nin her yerinde planlamalarımızı yaptık. İnşallah bu rakamla geçmişi başarılarla dolu idaremizin 2016’da kırdığı rekoru egale ederek yeni bir rekor daha kıracağız. 

TOKİ kurulduğundan bu yana kaç vatandaşı konut sahibi yaptı? Kaç aileye ulaştınız?

TURAN: Milletimize “iyilik üreten” bir kurum olarak vatandaşlarımızın beklentilerine uygun projeler gerçekleştiriyoruz. Piyasa koşullarında ev sahibi olması mümkün olmayan alt gelir grubundaki vatandaşlarımızın sevincine, izlediğimiz, fotoğraflarını gördüğümüz kura çekimlerinde şahitlik ediyoruz.

TOKİ ekipleri olarak yoğun ve fedakarca yürüttüğümüz bir çalışma sürecindeyiz, gece gündüz şantiyelerle bizzat faaliyetleri takip ediyoruz. Ama bunun neticesinde milletimizin sevinç gözyaşları, o mutluluk, bizim için en büyük motivasyon kaynağı oluyor. Milletimizin sevincinden güç alıyoruz. Bu motivasyonumuz ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz.  İnşaatına başladığımız konutlarımızı en hızlı ve kaliteli şekilde bitirip vatandaşlarımıza teslim ediyoruz.  Bu yıl başladığımız birçok projede konut teslimlerimizi hak sahibi vatandaşlarımıza yaptık. Önümüzdeki yıl bu sayı daha da artacak. Bu yıl inşaatına başladığımız konutlarımızın bir kısmını tamamlayıp teslim ettik. Bir kısmı ise önümüzdeki yıl bitirilip hak sahibi vatandaşlarımıza teslim edilecek.

Planlı üretim disiplinleriyle 2023 yılına kadar Anadolu’nun pek çok şehrinde 10 binlerle ifade edilen, yüksek yaşam kalitesine sahip yeni yaşam alanları oluşturuyoruz. İlk etapta 2019 yılına kadar Türkiye genelinde 260 bin konut yapımını planladık. 2023 yılı için hedefimizi 1 milyon konut olarak belirmemiştik; emeklilerimize dönük projelendirdiğimiz özel kontenjanlarla bu hedefi artık 200 bin yukarı çektik.  Bugün 3 milyonu aşkın vatandaşımız TOKİ’nin ürettiği konutlarda yaşıyor.  Dolasıyla amacımız 2023 yılında 5,5 milyon insanımızı ev sahibi yapmaktır. 

Konut üretiminde öncelik verdiğiniz gruplar hangileridir?

TURAN: İdaremizin son 13 yıllık süre içinde ürettiği konutların %85’i sosyal konut niteliğindedir. Son yıllarda ürettiğimiz konutların ise yaklaşık %95’i sosyal konuttur. Bu konutlar öncelikle dar ve orta gelir düzeyindeki vatandaşlarımıza verilmektedir. Bu grupların içerisinde engelliler, şehit aileleri ve maluller ile emekliler için ayrı bir kontenjan ayırılmış durumdadır.  Konut üretimimizin içinde dar ve orta gelir grubuna yönelik üretilen konut miktarının oranı %43,27’dir. Alt ve yoksul grubun oranı %20, 39’dur. Gecekondu dönüşüm %15,62, afet konut uygulaması %5,16, tarım köy uygulaması yaklaşık %0,79 olmak üzere toplam sosyal konut üretiminin oranı yaklaşık %85’tir. Bu oran 2016’da %95’e çıkmıştır.

Üretim felsefemizin temelini oluşturan dar ve orta gelirli vatandaşlarımıza dönük konut üretimlerimizde emeklilerimize yüzde 25 kontenjan ayırıyoruz. Kendilerinden gelen talep doğrultusunda, ‘emeklilere özel’ konut projeleri geliştiriyoruz.  Emekli vatandaşlarımızı; Anadolu’da ortalama 250 TL’den başlayan taksitlerle, İstanbul, Ankara gibi Büyükşehirlerde ise 350-400 TL’den başlayan taksitlerle uzun vadeli ödeme koşullarıyla yuva sahibi yapıyoruz.

Hiç konut sahibi olamamış emekli vatandaşlarımızı ev sahibi yapmak amacıyla “Emeklilere İkinci Bahar” kampanyasını başlattık. Yaklaşık 10,5 milyon emekli vatandaşımız bulunuyor. Emeklilerimizin taleplerini karşılamaya yönelik, arazi üretiminde de yoğun bir çalışma dönemine girdik. Her yıl yaklaşık 15 bin emekli vatandaşımızı konut sahibi yapmayı hedefliyoruz.

 266 hastane, 95 sağlık ocağı, 1024 okul, 18 üniversite, 991 spor salonu, 42 kütüphane, 178 kamu hizmet binası, 188 öğrenci yurdu, 19 stadyum,620 cami ve 775 ticaret merkezi olmak üzere 8 bin 718 sosyal yapıyı tamamladığınız bilgisine ulaştık. Buna ilave yeni projeler var mı?  Yatırım planlarınızı hangi kriterlere göre belirleyeceksiniz?

TURAN: İdare olarak öncelikli görevimiz dar gelirli vatandaşları konut sahibi yapmaktır. Bir yandan da sosyal donatı alanları, kamuya yönelik uygulamalar geliştiriyoruz. İdarenin uygulaması ve kamu kuruluşları ile yaptığımız protokoller çerçevesinde 8 bin 718 sosyal donatı uygulamasını tamamladık.

Bu arada kamu kurumlarını da unutmuyoruz. Kamunun bize ihtiyaç duyduğu her alanda çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz.  Kullanım ömrünü tamamlamış kamu binalarını yeniliyoruz. Birçok kurum için modern, estetik ve kaliteli hizmet binaları inşa ettik ve ediyoruz. Bundan sonra da bu çalışmalarımıza hızla devam edeceğiz. 

 “Kentsel dönüşüm oranı yüzde 15’ten 40’lara çıkarılacak” şeklinde bir açıklamanız var. Bunun üzerinde durmak ve konuyu detaylandırmak istiyoruz. Kentsel dönüşümdeki ilk amacınız nedir? Süreci yönetirken yerel yönetimlerden destek alıyor musunuz? “Bu alanda kentsel dönüşüm uygulanmaktadır” tabelaları görüyoruz. Ancak kentsel dönüşüm çalışmalarının mevcut yerleşim  alanının çevre düzenine karşı yarattığı olumsuzluklar da var. Mesela; gürültü, yolların bozulması, trafiğin artması vs. Her yere, her binaya kentsel dönüşüm uygulanmalı mıdır?

TURAN: Türkiye’de 20 yıl içerisinde 5,3 milyon konutun dönüşümünün sağlanması gerekiyor.  Bu kapsamda, idaremizin 2020 yılına kadar üreteceği 250 bin konutun yüzde 40’ı kentsel dönüşüm kaynaklı olacaktır. Böylelikle hem gecekondu ve kaçak yapı alanları dönüştürülecek hem de alt ve orta gelirli kesimler için üretilecek nitelikli konutlarla yeni gecekondu bölgelerinin oluşması önlenecektir.

Afetlere karşı riskli, fiziksel olarak köhnemiş ve yapı ömrünü tamamlamış konut stoku Türkiye’nin en önemli yapısal sorunlarından biridir. Bu kapsamda 54 il ve 118 ilçede toplam 183, 258 bin 49 konutluk kentsel dönüşüm projesi başlattık. Bu projelerimizin 53’ü tamamlandı. İhalesini yaptığımız ve çağdaş standartlarda ürettiğimiz 111 bin 474 konutun, 68 bin 254’ünü hak sahibi vatandaşlarımıza teslim ettik.

TOKİ olarak yürüttüğümüz kentsel dönüşüm uygulama alanlarının belirlenmesinde, ‘Deprem Riski’ öncelikli faktördür. 17 Ağustos 1999 Marmara, 12 Kasım 1999 Düzce, 19 Mayıs 2011 Simav, 23 Ekim - 9 Kasım 2011 Van ve Erciş depremleri, kentsel dönüşüm çalışmalarımızda önceliğimizi deprem riskli alanlara vermemiz gerektiğini göstermiştir. İdaremiz tarafından Deprem Risk Alanlarında tamamlanmış ve devam etmekte olan projelerimizin kapsamında 170 bin 947 konutu depreme dayanıklı olarak üretmiş olacağız.

Dönüşüm alanlarında geliştirdiğimiz projelerde, bölgedeki vatandaşlarımızın günlük yaşamına ait sosyo-kültürel kabullerine, alışkanlıklarına hassasiyetle yaklaşıyoruz. Sosyal ve kültürel farkları bir zenginlik olarak ele alıp, projelerimizi, söz konusu değer ve kabulleri, kentsel tasarım ve mimari yaklaşımla harmanlayarak tasarlıyoruz.

Kentsel dönüşüm sürecini açık, şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yürütüyoruz. Afet riski taşıyan alanlar başta olmak üzere mekan ve yaşam kalitesini arttıran projelere öncelik veriyoruz. Kentsel tasarım yerel mimari doku mahalle kültürü ve yatay mimari anlayışıyla şekillendiriyoruz. Dönüşüm alanlarında ikamet eden vatandaşlarımızın sosyo ekonomik profilini doğru tanımlayarak, farklı gelir gruplarına dönük sosyal bütünleşmeyi sağlayan projeler geliştiriyoruz. Kentsel dönüşüm projelerimiz ile gecekondu ve sağlıksız konut alanları dönüştürülürken, dar gelirli vatandaşlarımız için ürettiğimiz nitelikli konutlarla yeni gecekondu bölgelerinin oluşmasını da önlüyoruz.

Dönüşüm yaptığımız yerlerde yatay mimari konsepti uyguluyoruz. Pek çok ilimizde bu bakışı yansıtacak önemli projeler başlattık. İlk üretimlerimiz Mardin, Diyarbakır, Nevşehir, Kars, Muş, Malatya, Şanlıurfa, Kocaeli, İstanbul, Gaziantep, Konya, Manisa illerinde gerçekleştirilmektedir. Bununla birlikte projelerimizde farklı gelir gruplarının aynı semtte buluşabildiği, semt sakinlerinin ve esnafın iç içe olduğu, mahalle kültürü kavramının öne çıktığı sosyal yaşam alanlarının tasarlanmasına özen gösteriyoruz. Ayrıca tüm projelerimizde yerel mimari ve detaylara öncelik verilerek, farklı şehirlerin, bölgelerin mimarisine, o bölgelerin kültür ve değerlerine, toplumsal alışkanlıklarına, yaşam biçimlerine ve iklimsel özellikleri de yansıtılmaktadır. Örneğin, Mardin’de kemerleri, Nevşehir’de Kapadokya’nın tüflerden oluşan yöre coğrafyasına ait taşlarını kullanıyoruz. 

 İstanbul depremi konut sahibi olanların ve olacakların en büyük korkusu. Konut ya da sosyal proje yatırımlarınızda buna dair aldığınız önlemler var mı? Sağlıksız, afetlere karşı, riskli, fiziksel olarak çökmüş yapıların yoğun olduğu bölgelere özel bir planlamanız bulunuyor mu?

TURAN: Toplu Konut İdaresi her dönemde sağlam yapılar inşa eden  bir kuruluştur.  Yıllar içinde oluşan büyük tecrübemizle bugün kalitede farklı bir safhaya geçtik. İyi niyetli bir yaklaşımla, daha kalitelisini yapacağız demekte hiçbir beis yoktur. Daha iyisini yapmak daha kalitelisine ulaşmak insanoğlu için kadim bir arayıştır.  Ekonomik ve sosyal gelişimle üretim kabiliyetlerimizin gelişmesi ve insanlarımızın beklentilerinin artması, doğal bir süreçtir, insani bir yaklaşımdır. Elbette dünden daha iyisini, daha kalitelisini isteyeceğiz. Teknoloji gelişiyor, beklentiler ve imkanlar farklılaşıyor. Bizden sonraki yıllarda bizim yaptıklarımızdan daha iyisi istenecektir, daha iyisi de elbette yapılacaktır.  TOKİ olarak bugün projelerimizi gerek vizyon gerek teknoloji ve finansan kabiliyetimizde ulaştığımız ileri seviye ile bir Kentsel Tasarım ölçeğinde şekillendiriyoruz; sosyo-ekonomik yapı, tarih ve kültürel zemin ile mimari ve mühendisliği buluşturduğumuz, şehirlerin “ortak aklı” ile yürüdüğümüz güçlü ve verimli bir seviyeye ulaşmanın memnuniyetini taşıyoruz. 

Pek çok şehrimiz gibi İstanbul’u da depreme hazırlamak durumundayız. Bu nedenle Kentsel Dönüşüm çalışmalarında TOKİ bundan sonra daha aktif bir rol üstleniyor. İstanbul gibi kadim bir şehrin kentsel dönüşüm açısından projelendirilmesi, titizlik ve özel çalışma gerektiriyor. Başta İstanbul olmak üzere, bölgeye özel çalışmalar yürütecek İstanbul Hizmet Birimi’ni oluşturduk. Üsküdar, Esenler, Bayrampaşa ve daha pek çok ilçede TOKİ Kentsel Dönüşüm projelerinin içinde yer alıyor ve bu artarak devam edecek.

 2017 yılında İstanbul’da kentsel dönüşümde daha aktif olacağız. Yeni yılda inşa edilmek üzere İstanbul’da 5 bin 200 konut projesi geliştirdik. Marmara Bölgesi’nde ise toplam 12 bin 716 konut yapmayı hedefliyoruz.

 Biraz da İkitelli’yi konuşalım. İkitelli’nin yıllardır çözülmesi beklenen Tezyid-i Bedel sorunu var. TOKİ konunun aktörlerinden biri. İkitelli’deki birçok sanayici ve arsa sahibi iyi haber bekliyor. Konu hakkında neler söylemek istersiniz?

TURAN: Bölgede geçmiş yıllardan beri gelen bir sorun var. Bu sorunun çözüme kavuşturulması için tüm taraflar arasında yasalar ve hukuki mevzuat çerçevesinde çalışmalar sürüyor.

 İkitelli’nin diğer ve en önemli sorunlarından biri ise mevcut alanın yetersizliği. Sanayicilerin ve üreticilerin beklentisi İkitelli II’nin oluşturulması. Tabi arsa fiyatlarının yüksekliği, sanayinin kentleşmeye zarar verdiği düşüncesi, yarattığı çevresel zararlar nedeniyle yerleşim ve konut alanlarından uzak bir bölgede sanayi bölgelerinin kurulması isteği İkitelli yöneticilerini zorluyor. Sizin konu hakkında görüşlerinizi alabilir miyiz? İkitelli OSB ile yürütülecek süreçte taraflara düşen görevler nelerdir?

TURAN: İkitelli Organize Sanayi Bölgesi kurulduğu yıllarda kimse böylesine büyük bir potansiyele hizmet edeceğini düşünmüyordu. Sanayi siteleri, dükkânlar, ofisler, üretim sahaları bu potansiyele uygun olacak şekilde yapılmamış. Dolayısıyla mekânların küçüklüğünden şikâyet ediliyor. Bunun için İkitelli Organize Sanayi Bölgesi, rakamsal veriler ve sektörel çeşitlilik açısından diğer sanayi bölgelerine kıyasla farklı bir konumda yer almaktadır. İkitelli OSB sanayicisi genel itibariyle zaman içinde gelişmekte, mevcut atölyesi kendisine yetmeyip şehrin dışında fabrika alanlarına yönelmektedir.

Toplu Konut İdaresi olarak Türkiye’nin birçok yerinde modern sanayi siteleri inşa ediyoruz. Bursa Kestel Büyük Sanayi Sitesini yaklaşık iki milyon metrekarelik alana inşa ediyoruz. Yeni sanayi sitesi kamulaştırması, idaremiz tarafından yapılmış 19 farklı meslek grubuna hizmet verecek. Proje için 4-5 yıl içinde 1 milyar liralık yatırım yapılacak. Ayrıca, sanayi sitesinde çalışacak işçiler için 15-20 bin konutluk bir çalışmayı da hayata geçirdik. TOKİ olarak ülkemizin birçok sorununa cevap verebiliyoruz. Şanlıurfa, Uşak, Bursa ve Yozgat illerimizde sanayi sitelerinin dönüşümünü yapıyoruz.

İstanbul’daki Rami Kışlasında 1986 yılından bu yana geçici olarak faaliyet gösteren Rami Gıda Toptancıları Hali esnafımız için Kayabaşı Batı Resneli bölgesinde modern bir çarşı yapacağız. TOKİ olarak sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu modern tesislerin ve yaşam alanlarının oluşturulması konusunda çalışmalar yapıyoruz.

 Bildiğiniz gibi Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız başta olmak üzere şehir planlamacısı yöneticilerin çoğunun beklentisi yatay yapılanmanın artması yönünde. Toplu Konut İdaresi olarak yeni yatırımlarınızda bu beklentiye uygun projeler geliştiriyor musunuz? Dünyayı ve bizleri etkileyebilecek yeni çevresel etkileri dikkate alıyor musunuz?

TURAN: Yol haritamızdaki en önemli unsurlardan biri;  başta kadim şehirlerimiz olmak üzere tüm mekânlarımızda dikey değil yatay yapılaşmayı esas almaktır. “Şehirlerdeki en yüksek binalar TOKİ binaları olmayacaktır” diyoruz. Pek çok ilimizde bu bakışı yansıtacak önemli projeler başlattık ve bitiriyoruz. Yatay mimari derken, bir noktayı da vurgulamakta fayda var: Metropoller gibi istisnai bölgelerde ve bazı alanlarda yüksek katlı binaların yapılması elzem olabilir, ama bizim mimari geleneğimiz yüksek katlı binalar değildir, bu nedenle TOKİ olarak şehirlerdeki en yüksek binalar TOKİ binaları olmayacaktır. Geleneksel Türk mimari geleneğinde yatay yapılanma hakimdir. Dünden bugüne gelebilen kadim şehirlerimize baktığımızda, konutların yatay olduğunu görüyoruz. TOKİ olarak konut bölgelerinin ve genel şehir planının el verdiği alanlarda, yatay mimari yaklaşımla çok katlı olmayan üretimler hayata geçiriyoruz.

 Pek çok ilimizde bu bakışı yansıtacak önemli projeler başlattık. İlk üretimleri Mardin, Diyarbakır, Nevşehir, Kars, Muş, Malatya, Şanlıurfa, Kocaeli, İstanbul, Gaziantep, Konya, Manisa olmak üzere birçok ilimizde konutlarımızı hayata geçirdik.

 Son olarak 2017 yılı için hedeflerinizi paylaşmanızı rica edebilir miyiz? Dikkatimizi çekecek ve bizi şaşırtacak yeni proje çalışmalarınız var mı?

TURAN: Toplu Konut İdaresi olarak gerçekleştirdiğimiz bütün projeler bizim için önemli ve dikkat çekicidir. TOKİ olmazsa alt gelir grubunda olan vatandaşlarımızın konuta erişmesi zorlaşacak. Böyle bir mutluluğu vatandaşlarımıza yaşatmanın gururunu taşıyoruz. Bunun için hedeflerimizi arttırıyoruz. Kura çekimlerinde hiç konut sahibi olmayan dar gelirli vatandaşlarımızın mutluluğunu fotoğraflardan görüyoruz. Anahtar teslim törenlerini ve kura çekilişlerini izliyoruz. Konut sahibi olan vatandaşlarımızın gözlerindeki parıltı bizim motivasyonumuzu daha da arttırıyor.  Ev sahibi olan vatandaşlarımızın gözlerindeki parıltı gelecek adına bize ışık veriyor. Özellikle dar gelirli vatandaşlarımızın mutluluğu bizi daha çok motive ediyor.  Bu motivasyon ile ülkemizin dört bir yanında projeler geliştiriyoruz. Bu projelerimizin hepsi bizim için çok değerlidir.

Bu motivasyonumuz ile milletimize “iyilik üreten” bir kurum olarak 2017’de de vatandaşlarımızın beklentilerine cevap vereceğiz. İdare olarak 2017 yılında 65 bin sosyal konut inşa edeceğiz. Bunun için Türkiye’nin her yerinde planlamalarımızı yaptık. İnşallah bu rakamla geçmişi başarılarla dolu idaremizin 2016’da kırdığı rekoru egale ederek yeni bir rekor daha kıracağız.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde terörün neden olduğu konut ihtiyacını karşılamak için yoğun şekilde çalışıyoruz.  Bölgede 2017 yılında inşa edilmek üzere 12 bin 750 konut için proje hazırladık. Doğu Anadolu Bölgesi’nde de 2017 yılında 6 bin 964 konut inşa edeceğiz.

2017 yılında İç Anadolu Bölgesi’nde 8 bin 935 konut yapmayı hedefliyoruz.  Marmara Bölgesi’nde özellikle İstanbul’da kentsel dönüşüm odaklı çalışıyoruz.  Yeni yılda İstanbul’da 5 bin 200 konutluk proje geliştirdik. Yeni yılda Marmara Bölgesi’nde hedeflerimizi artırdık. Yeni yılda bölgede toplam 12 bin 716 konutu ihale edeceğiz.

Karadeniz Bölgesi’nde bölgenin yerel mimari dokusuna göre konutlar inşa ediyoruz. Bölgenin arazi yapısının elverdiği yerlerde vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu konutları yapıyoruz.  2017’de toplam 10 bin 395 konutu ihale edip inşasına başlayacağız.

Akdeniz Bölgesi’nde mahalle konseptiyle yeni projeler geliştiriyoruz. Bölgede farklı gelir gruplarının aynı semtte buluşabildiği, semt sakinlerinin ve esnafın iç içe olduğu, mahalle kültürüne katkı sağlayacak sosyal yaşam alanları üretiyoruz. Bölgemizde 2017 yılında 7 bin 84 konut yapacağız.  Ege Bölgesi’nde ise özellikle dar gelirli vatandaşlar ve turizm sektöründe çalışanlar için projelerimiz hızla devam ediyor. Bölgede bu yıl 6 bin 418 konutun yapımına başladık. 2017’de 6 bin 593 konut yapacağız.

Duyurular

Her yıl 1 Ocak tarihinden itibaren
kayıtlarını yenilemeyenlerin
işlemleri yapılmayacaktır..


Yüksek gerilimden enerji alan abonelerimizin, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nca 30.11.2000 tarih ve 24246 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘‘Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’’nin 60. maddesi gereği; Yüksek Gerilim İşletme Sorumlusu Belgesine sahip İşletme- Bakım sorumlusu bir Elektrik Mühendisi bulundurması gerekmektedir, duyurulur.


Elektrik Mühendisleri Odası, elektrik tasarruf cihazı adı altında halkın kandırılmasına karşı ilgili otoriteleri harekete çağırdı. EMO; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Reklam Kurulu ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu`na gönderdiği yazıda İnternet`ten televizyonlara varıncaya kadar pek çok ortamda satışa sunulan elektrik tasarruf cihazlarının gerçekte bir tasarruf sağlamadığını teknik olarak ortaya koyarak, bu şekilde halkın kandırılmasına engel olunmasını istedi. Konuya ilişkin EMO Basın Bülteni`nin tam metnine aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

Devamı...>>>


6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Memur ve işçi statü ayrımı olmaksızın önleyici, iyileştirici ve geliştirici maddeleriyle tüm çalışanları kanun şemsiyesi altına alıyor.
İş sağlığı ve güvenliği kanunu kimleri kapsamaktadır?
Kamu ve özel sektörde çalışan herkes, çırak ve stajyerler dahil kanundan yararlanabilmektedir. Kişinin bulunduğu işyerindeki çalışan sayısı ve işyeri türü kanundan yararlanmasına engel olmayacaktır. Her çalışan, iş Sağlığı ve güvenliği ile ilgili uygulamalardan faydalanacak ve bütün işyerlerinde sağlıklı ve güvenli çalışma ortamları oluşturulacaktır.
Ayrıntılı bilgi ve tanıtım için aşağıdaki linkten yaralanabilirsiniz.

Devamı...>>>